Kalelerden Fülek Kalesi
Tarih: 17.01.2005 Saat: 13:12
Konu: osmanlı şehirleri


Hazırlayan: İsmail Tosun Saral
Em.İş Bankası Müdürü
Türk Macar Dostluk Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Kalelerden Fülek Kalesi
(Sonun Başlangıcı)


ABSTRACT:

The Fulek Castle is located between Hungarian- Slovakian border where
Nógrád and Gömör Rivers meet. “Fülek” means “a hiding place” or “a fortification” which was derived from Celtic word “Fulaku”. During Ottoman administration, this fort was accepted as a bit problematic due to its Catholic Hungarian and German settlers.



The Fulek Castle is a rarely known place despite its importance on Turkish history. It was governed by several administrations. Finally, it was re-conquered by Imre Tökeli, the Protestant Hungarian King who was appreciated by the Turkish authorities of the era, in September 10, 1682. By the conquest of the Fulek Castle, Imre was appointed as the Hungarian King by the Pasha of Budin.

Macaristan ve Slovakya sınırında, Nógrád ve Gömör ırmaklarının birleştiği noktada Fülek Kalesi bulunmaktadır. İsmi Latinceleşmiş bir Kelt sözcüğü olan “Fulaku”’dan türemiştir. “Saklanacak yer” veya “muhkem yer” manasına gelmektedir. M.Ö. 150 yılında kurulduğu bilinmektedir. Daha ziyade Katolik Macarlar ve Almanların yaşadığı bir bölge olduğu için Budin Beylerbeyliğine devamlı sorun çıkarmıştır.

Fülek kalesi tarihimizde çok önemli bir yer işgal etmekle beraber halkımızca pek bilinmeyen kalelerden biridir. Bir çok kere el değiştirmiştir. 10 Eylül 1682 günü Protestan Macarların lideri ve Osmanlıya gönülden bağlı Imre Tökeli tarafından yeniden geri alınmıştır. Imre Tökeli Fülek’in alınması ile birlikte Budin Paşası tarafından Orta Macaristan Kralı ilan edilerek taç giymiştir.
Bu günü Osmanlı Türk’lerinin dünya hakimiyetindeki gerileme ve bozgun sürecinin başladığı tarih olarak kabul edebiliriz. Bilindiği gibi ertesi yıl Osmanlı Türkleri Viyana önünde büyük bir bozguna uğramışlar, bütün Macaristan’ı hatta Belgrad’ı kaybetmişlerdi.

Kale hakkında Evliya Çelebi şu bilgileri vermektedir.
“Kengüş Köy’ünden batıya Matara yaylasına sekiz saatte gidüp, yedi Macar köyünü geçtikten sonra Fülek Kalesi’ne geldik. Kurucusu Orta Macar krallarından Marta Platnoş’tur. [972 (1564)]de Üçünçü Murad zamanında Mustafa Paşa eliyle fetholunup, Budin sancağı olmuştur. 1002’de kâfirler bu kaleyi aldı. 1005’te Sultan Mehmet, Eğri Kalesini fethedince yine Osmanlıların eline geçti. 1013’de yine kâfir eline geçüp, 1073’de Dördünçü Mehmet’in veziri Fâzıl Ahmet Paşa Uyvar Kalesini fethettiği vakit, Tatar Han zâdesi Ahmet Giray Sultan ve Eğri valisi Filibeli Mehmet Paşa, bu kaleyi yağma edüp, bırakmışlardı. Uyvar Kalesi altında Nemçe elçileri ile barış yapılırken Love ve Litre kalelerine karşı bu Fülek ve diğer dört kale daha alındı. Eğrili Pehlivan zade Çelebi, kadı vekili oldu. Yusuf Ağa, dizdar tayin olundu. Bütün kiliseler temizlendi, Üçüncü Murat camisi, dördüncü Mehmet camisi oldu.
Fülek Kalesinin yeri ve şekilleri: Beşgen şeklinde bir yalçın kaya üzerindedir. İçindeki manastırı Sultan camisi olup, yedi adet kuleleri vardır. Hisar içinde üç yüz tahta örtülü evleri, cephane ve zahire anbarları, bir su kuyusu ve gayya kuyusu gibi zindanı vardır.
Fülek Kalesinin aşağı varaşu: İç kale kayasının güneyinde yedi yüz adet kağir yapılı tahta örtülü evleri vardır. Yarısına İslam askeri, yarısına Martoloz kefereleri girmişlerdir. Bu varoş da beşgen şeklinde derin hendekli, yirmi tahta örtülü kuleli, üç kapılı, on kilisesi olan ve üç yüz kadar boş dükkanı bulunan varoştur. Varoşun bağlar tarafından biraz havalesi vardır.”

Pecevî İbrahim Efendi ise şu bilgileri vermektedir:
“Budin eyaletine vali olanlardan birisi de ünlü ve tanınmış Eşsiz Vezir Mustafa Paşa’dır. Sadrazam Mehmet Paşa’nın amcası oğlu idi. Bosna Sancakbeyi iken Krupa Kalesi’ni ve daha başka bazı kale ve palankaları fethetmişti. Rahmetli Sultan Süleyman Sigetvar’a giderken onu Arslan Paşa yerine Budin Valiliğine göndermişti. Sonra Sultan Selim zamanında vezir oldu. Beylerbeyi olarak üç yıl Budin’de kaldı. Her ne kadar düşmanla barış antlaşması yapılmış idi ise de onun görevde bulunduğu sürece, birer yol bulunarak bir çok kale ve palanka Osmanlı topraklarına katıldı.
Bunlardan biri, sarp ve kayalık üzerinde kurulmuş olan Fülek Kalesi’dir, ki, feleğin şaşı gözü bir benzeri daha görmüş değildir. Kırk gazi, hendek yakınındaki yalçın bir kayadan iki üç merdiveni birbirine ekleyip kırk basamaklı uzun bir merdiven haline getirirler ve bunu dayayıp bir mazgal deliğinden içkaleye girerler. Garip bir rastlantı eseri olarak gazilerin inançlarındaki büyük bir güç burada kendini gösterdi. Şöyle ki: O mazgalda ağır bir balyemez topu bulunmakta idi ki yaptığı atışla yirmi yiğidi kavurabilirdi. Hasan adında bir gazi merdiven aşağından ellerini uzatarak mazgalın iki yanındaki taş sıralarına dayadı ve göğsü ile iterek topu mazgaldan içeri sürdü. Ama yine de onun içeri girilmesine engel olduğunu gördü. Bu kez de başını topa dayayıp “Allah celle şanuhu” diye bir hamle daha yaparak iki adım kadar topu yana itmeyi başardı. Böylece engel ortadan kalkmıştı. Artık açılan yoldan asker rahatça içeri girip kaleyi ele geçirdiler.
Eşine az rastlanan bu fetihte ibret alınacak bir çok noktalar vardır. Fülek Kalesi
4 Kasım 1593 yılında Nemçe kâfirlerinin eline geçti. O bölgede kimi yıl kasım ayı içinde havalar ılımlı olur, küçük yaz derler. Tanrı’nın takdiri, o yıl iki ay kadar öyle uzun bir yaz havası yaptı ki, çoğu meyve ağaçları çiçek açtı. Örneğin, bir çok elma ağaçlarında ceviz büyüklüğünde elmalar yetişti, yani kış mevsiminde havalar hiç değişmedi. O nedenle melunlar, Sican, Fülek, Wesprim, Sobotiska Kalelerini birer birer aldılar.”

Hepsinin ruhu şâd olsun !
Dilerim ki öyle olsun!







Bu haberin geldigi yer: Osmanlı Araştırmaları
http://www.os-ar.com

Bu haber icin adres:
http://www.os-ar.com/modules.php?name=News&file=article&sid=24124