0
Makaleler | Osmanlı Tarihçileri | Osmanlı Tarih Deyimleri | Osmanlılar | Popüler Konular | Olaylar| Osmanlı Bibliyografyası | Bildiriler
Süreli Yayınlar| Arşiv Belgeleri & Rehber | Doktora Tezleri | Mücmel Osmanlı Tarihi


· Ana Sayfa
· Anketler
· Araştır
· Hesabınız
· İletişim
· Konular
· Metin Sürümü
· Tavsiye Et
· Yazı Gönder



Şu an sitede, 19 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Kayıtlı değilsiniz. Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.



Oryentalistlerin Gözüyle
31 Mart Fotoğrafları
Çeşitli Vesikalar
Osmanlı Arşivinden
Kisve Bahası Belge
Mulâj-i Ruznamçe
Gazavat-ı Murad
Ahkâm Defteri
Feth-i Estergom
ingilizce haritalar
Türkçe haritalar
Şeriyye Sicilleri
Fermanlar
Ermeni Vahşeti
Topkapı Sarayı
Surnâme-i Vehbi
Kıyâfet-nâme
Osmanlı Kilimleri
Osmanlı Nakışı
Osmanlı Vazoları
Osmanlı'da Bağdad











Ottoman History Writing



Nuruosmaniye Kütüphanesinde Bulunan Bazı Kazasker Ruznamçeleri



Europe''s Muslim Capital



Changing Perceptions of the Ottoman Empire: The Early Centuries



Christians, Jews and Muslims in the OttomanEmpire: Lessons for Contemporary Coexistence



Islamızatıon In The Balkans As An Hıstorıographıcal Problem: The Southeast-European Perspectıve



The Guilds Of Jerusalem in Ottoman Period

KÖSE MİHAL’İN MEZARI VE HARMANKAYA

Anonim writes "Ömer Faruk Dinçel
Tavşanlı İ.H.L. ve Anadolu İ.H.L.
Tarih Öğretmeni/Araştırmacı

Osmanlı kaynak ve kroniklerinde ismi zikredilen ve Harmankaya tekfuru iken Müslüman olup Osmanlının hizmetine giren Köse Mihal’in (Abdullah Mihal Gazi) tekfurluğunu yaptığı Harmankaya’nın neresi ve Köse Mihal’in mezarının nerede olduğu konusunda son yıllarda bazı araştırmacılarca yanlış değerlendirmeler yapılmaktadır.Bu iddia sahipleri her türlü belge ve dayanaktan yoksun bir şekilde Kütahya’nın Tavşanlı İlçesinin Merkezyeniköy ile Derbent köyleri arasındaki Köse Kalfa Türbesinde yatın zâtı Köse Mihal,Bursa’nın Harmancık ilçesini de Köse Mihal’in tekfurluğunu yaptığı Harmankaya olarak değerlendirmektedirler.Son yıllarda Tavşanlı’nın merkezyeniköy ile Derbent köyleri arasında bulunan Köse Kalfa türbesinin olduğu alanda “Köse Mihal Şenliği” yapılmaktadır.İşin en ilginç yanı bu türbe, Eskişehir Anıtlar Kurulu tarafından 2003 yılında tarihi hakikatlere aykırı olarak Köse Mihal’in mezarı olarak tescil edilmiş.Yapılan bu yanlışlığın en kısa zamanda düzeltilmesi gerektiğini de düşünüyorum.



HARMANKAYA NERESİDİR ?

Osmanlı kroniklerinde geçen ve Köse Mihal’in tekfurluğunu yaptığı Harmankaya , bugün Bilecik ili İnhisar ilçesi Harmanköy’dür.Bu köy, 200 metre yükseklikte yalçın kayaları bölen boğazın önüne kurulmuştur. Hisarı ise boğazın kenarındaki kayaların eteğindedir. Ekrem Hakkı Ayverdi, Harmankaya’da yaptığı incelemelerde burada en önde yuvarlak bir duvar temeline rastladığını ifade eder.Yine Ekrem Hakkı Ayverdi, Harmankaya’nın Bilecik vilayetinin Söğüt kazasının İnhisar nahiyesine tâbi olduğunu belirtir.
İbn-i Kemal in “Tevarih-i Al-i Osman “ adlı eserini yayına hazırlayan Şerafettin Turan ise Harmankaya’yı açıklarken “eski Khirmendjik bugün Söğüt’e bağlı Mihal Gazi köyü “ demektedir.
XV. yy. Sultanönü Yaya Sancak Beyine bağlı nahiyeleri arasında Çalili, Sivrihisar, Günyüzü, Harmankaya der tasarufu Mihal Bey, Harmankaya tab-i göl tabi-i Mihalıç , Mihalıççık-ı diğer, Akviran, Karaviran olmak üzere 9 nahiyesi bulunur.
Osman beyin ilk yıllarda faaliyet alanı , İnönü merkez olmak üzere 35-40 km. yarı çaplı bir çember içindeydi. Söğüt, Domaniç, İtburnu, Eskişehir,Bilecik gibi yerler hep bu çember içinde yer alıyordu. Zira II Alaaddin’in Sultan Üyüğünde , Eskişehir ve İnönü’de naibleri vardı. Bu dönemde Osman gazi bunların yanına gidip gelirdi.Şeyh Edabali ise itburnunda oturmaktaydı. İtburnu bu günkü “uludere” dir.İlk Osmanlı kroniklerinde Sorgun,Sarıkaya,Beştaş,Sakarya suyu,Mudurnu,Taraklı,Harmankaya,İnegöl,Söğüt,Karacahi-
sar,Göl-flanoz,Bilecik,Kulaca mevkileri sıklıkla geçmektedir.İlk kroniklerden Aşıkpaşazâde tarihinde;
“ Bir gün Osman gazi, Mihal’e; “Taraklı Yenicesine hücum edelim deriz. Sen ne der -
sin “ dedi. Mihal dedi ki”, “Hanım , Sorgun üzerine Sarıkaya’dan , Beştaş’tan geçelim ki Sakarya suyunu geçebilelim. Mudurnu ilini dahi vurmaya kolaydır. Hem o il mamurdur. Samsa Çavuş da o ile yakın yerdedir. “ der.
Neşri tarihinde de ; “Taraklı Yenicesini talan ettiler, Gül-Kalonoz’a çıktılar oradan Harmankaya’ ya geldiler,Karacahisar’a eriştiler . Köse Mihal önlerinde kılavuz idi “ ifadesi geçer. Köse Mihal’in bu ifadelerden Osman Gaziye rehberlik yapacak kadar bölgeyi ve güzergâhı çok iyi bildiği anlaşılmaktadır.Çünkü,tekfurluğunu yaptığı Harmankaya bu sahalara yakındır.Eğer Bursa İlinin Harmancık ilçesi Harmankaya olsaydı, Köse Mihal, Bursa’nın ilçesi Harmancık’tan Mudurnu taraflarını, Taraklı Yenicesi’ni, Sakarya nehrinin en dar yerini bilmesine imkan olur muydu?.Yine aynı eserin 21. sayfasında; “Osman Gazi’nin Tarakçı Yenicesi’ni fethettikten sonra Göl- flanoz’a geldiğini oradan Harmankaya’ya, oradan da Karacahisar’a geri döndükleri ifade edilmiştir.Bu ifadelerden yola çıkarak Osman Gazinin sefer güzergâhı şu şekildedir ; Karacahisar—Sarıkaya – Beştaş – Sakarya nehri—Sorkun – Taraklı Yenicesi, dönüş ise; Taraklı Yenicesi – Göl-Flanoz—Harmankaya—Karacahisar’dır.Hulâsa Osman Gazi sefere çıkarken Keskin köyündeki Beştaş Zaviyesine gelmiştir.Beştaş zaviyesi, bugün Keskin ile Oluklu köyleri arasındadır.1801 yılında hala faaliyette olduğu belgelerden anlaşılmaktadır. Burada Roma döneminden kalmış dikili vaziyette 5 adet sütun – taş bulunmaktadır.Sarıkaya ise Sakarya nehrinin sığ bir noktası olup atlarla geçilebilecek konumdadır.Buradan ilerisi ise Köse Mihal’in bölgesi Harmankaya’ya gelinir.Bursa’nın Harmancık ilçesi ve çevresinde ise böyle bir güzergâh yoktur.Sorkun ise Yenipazar İlçesinin Çöte köyüdür. Tahrirat defterlerine göre bu köy, Köse Mihal’in mülküdür.Osman Gazi buradan da Göynük’ e gitmiştir. Taraklı ile Göynük arası 5.5 saattir.
Eğer Bursa’nın Harmancık ilçesi Harmankaya olsaydı, buradan Mudurnu - Taraklı taraflarına at sırtında sefer yapmak,kısa zamanda gidip dönmek mümkün olur muydu ?.
Neşri Tarihinde de “ Köse Mihal, kızını Gül Kalanoz Beyine vermeyi amaçladı.” diye yazar.Bu ifadeden de Harmankaya’ nın Gül Kalanoz (yani Göl Flanoz) yanlarında olduğuna işarettir.Yine Köse Mihal ,Osman gaziye karşı yapılan suikast planını öğrenip Osman gaziye haber vermiştir.Demek ki Köse Mihal diğer tekfurlarla (Bilecik-İnegöl-Yarhisar vb.) iç içedir.
Oruç Bey Tarihinde ise “Şimdi zamanımızda Mihaloğulları vardır, onun neslindendir” der.
Nitekim günümüzdeki Harmanköy’ün olduğu saha ve çevresi Mihaloğullarına ait olduğu belgelerle sabittir.II.Murat zamanında / 1421- 1451 / kapsamlı bir tahrir yapılmıştır.1466 tarihli Sultanönü Yaya defteri incelendiği zaman bu tahririn 1432 yılı civarında yapıldığı ortaya çıkmıştır. Bu defterde Sultanönü Sancağı içinde bazı köy ve çiftliklerin Mihal Bey’in mülkiyetinde olduğu belirtilmiştir.
II.Murat zamanında Mihal Gazi’ye verilen mülklerin seçiminde dikkatli davranılmış, Köse Mihal’in hakimiyet alanı olan Harmankaya nahiyesindeki köyler seçilmiştir.
Mihal Bey’in mülknâmesi hakkında Osmanlı arşivlerinde maliyeden müdevver defterlerde numara 8, 68 a da kayıt bulunmaktadır.Harmankaya Nahiyeleri “ kadimden beri “ muhtemelen II.Murat zamanında beri Mihal Gazi ailesinin çeşitli kollarının ellerinde bulunmaktadır. Harmankaya tasarrufu Mihal Bey, nahiyesinde 60 çiftlik, Harmankaya tabi-i göl de 70 çiftlik bulunmaktaydı.
1446 yılında Harmankaya , der tasarrufu Mihal Bey nahiyesi Hızır Bey oğlu Ali Bey’in Serpiyadeliğindedir.Aynı nahiye,1521 yılında Mehmet bin Ali Bey’in Serpiyadeliğindedir.Harmankaya tabi-i Göl nahiyesi ise 1466 da Bali bey’in Serpiyadeliğindedir. Harmankaya’nın “kadimden Mihal Bey tasurrufunda” olduğu konusunda şu belgeler bulunur ; Maliyeden müdevver defter numara: 8 / 56 b , 64 / 95 b.Tahrir defter numara :158 / 98 , 347 / 102 , 538 / 106 , 577 / 108 ,582 / 92
1945’li yıllarda Söğüt Belediye Başkanı olan Mustafa Karabuda daha önce Harmankaya nahiye müdürlüğü sırasında camide 16 yapraklı yaklaşık 12x40 ebatlarında bir el yazması belge bulmuş ve bu belgeleri muhafaza altına almıştır.Bu el yazması birkaç temlik belgesinden ibarettir.Belgenin biri vakıf hüccetidir.Bu hüccette ; “Harmankaya’ya tabi” Koyunlu,Karaağaç,Ak,Gömele,Karaoğlan vb.köy,mezra ve çiftlik isimleri zikredilmekte ve bunların olduğu yazılıdır.Diğer hüccette; < Gazi Mihal Bey evladından kadimü’l eyyamda tahtı yedlerinde mülkiyet ile tasarruf oldukları Göynük Kazası tevâbiinden Akköy,Çayır,Kozca,Tutman,Akova,Eğriat,Araplar vb.köyler sayılmaktadır.Üçüncü belgede ise ; “Kaza-i Göl ve Göynük’te vaki olan Mihallular emlakinde mukaddema Mihal Bey’e emir ile virilüp…Mihallunun zapt ü tasarrufunda olan yerler…” şeklinde yazmaktadır.Bir başka belgede de ; Hüdavendigar Sancağında Gölpazarı ve Göynük ve Bilecik nahiyelerinde merhum Mihal Bey evladının min küllil vücuh…mülkiyet üzere mukayyet olan karye-i Harmankaya ve mezra-i Kızılca meşhed…Mihallunun tasarruf edegeldikleri üzere… (1579 yılı) şeklinde yazılıdır.
Oruç Bey,Lütfi Paşa,Şükrullah,Karamani Mehmed Paşa,Ahmedî gibi Osmanlı Vakanüvistleri Harmankaya’yı Mihalgazi Bucağında gösterirler.
Köse Mihal’in tekfurluğunu yaptığı Harmankaya’yı Bursa’nın Harmancık İlçesi zannetme yanlışlığını ilk kez Hammer yapmıştır.Hammer’in bu yanlışlığı Ahmet vefik Paşa’nın “Lehçe-i Osmani” sinde ve Şemseddin Sami’nin “Kamusu’l- Alam’ın da da yapılmıştır.Aynı hatayı; Katip Çelebi ve İsmail Hami Danişmend’te yapmıştır.Bu kaynakların Harmancık’ı hiç görmedikleri anlaşılmıştır.Zira Harmancık’ı anlatırlarken Uludağ’ın eteklerinde olarak tarif etmişlerdir.Halbuki Harmancık Uludağ’ın eteklerinde değildir.Bazıları da Harmankaya’yı, Keles’ in Kozağacı köylerinden olan Harmandemirci köyü zannetmişlerdir.Halbuki bu köyün tahrir defterleri ve Osmanlı salnamelerinde geçen ismi Timurcu ( Demirci ) dir.
1530 yılı (Hicri 937) 166 Numaralı Muhasebe-i Vilayeti Anadolu Defterinde Timurcu (Demirci) ismine dahi rastlanmaz. Bu köyün bu tarihlerde henüz kurulmadığı anlaşılmaktadır.Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunan 1847 tarihli Varidat-ı Muhasebe defterinde köyün adı Timurcu olarak geçer. 1892 yılı ve 1907 yılı Hüdavendigâr Vilayeti Salnamelerinde de Timurcu olarak geçer.Rumi 1340-Miladi 1924 yılı basımı Bursa Vilayetinde Yunan Fecayii adlı Osmanlıca eserde Timurcu (Harmancık),Timurcular(Atranos-Orhaneli) ve Timurlar(Büyükorhan) olarak üç farklı Demirci köyünün ismi geçer.1927 yılı Hüdavendigâr Vilayeti Salnamesinde ise Harmancık Demirci olarak geçmektedir.
1927’lerden itibaren Orhaneli ve Büyükorhan’ın diğer Timurcu(Demirci) köylerinden ayırt etmek için ( Harmancık’a bağlı Demirci köy anlamında) Harmancık Demirci denmiş. Sonra da “Harman demirci” olmuştur.
Bursa’nın Harmancık ilçesi dağların ardında, Söğüt’e ise yaklaşık 195-200.km. uzaklıktadır.Buradan kuzeye gidilmez Söğüt’e gidilecek olsa 10 gün sürer.Harmankaya ise ( bugünkü Harmanköy, İnhisar ilçesine bağlı olup) Söğüt’ün kenarındadır.Sakarya nehrinin de karşı sahilindedir.Burada Mihal Gazi’nin kabri, malikane harabesi ve kale kalıntıları bulunur .
İsmail Hakkı Uzunçarşılı,Osmanlı Tarihi adlı eserinin 1.cildinin 570.sayfasında Köse Mihal’in türbesinin yaptırılması konusunda şu bilgileri verir ; “Bolu mutasarrıfı İsmail Bey’in 1302 Cemaziyelâhir (1885 Mart) tarihiyle II.Abdülhamid’in ikinci karini Hacı Ali Bey’e(Paşa) çekmiş olduğu bir telgrafta bu türbenin yaptırılması için rica etmiştir.
Uzunçarşılı yine ;“Harmankaya,Hammer ve ondan nakil yapanların zannettikleri gibi Uludağ eteğindeki Harmancık değildir”der. Yine aynı şekilde Uzunçarşılı ; “Köse Mihal,Bilecik’in doğusunda İnhisar nahiyesi ile Mihalgazi nahiyeleri arasında bulunan Harmankaya ve havalisinin beyi idi” demektedir. .Mihal Gazi’nin de son yıllarda yapılan araştırmalarda Köse Mihal’in torunlarından olduğu ortaya çıkmıştır.

KÖSE KALFA’NIN MEZARI

Tavşanlı Merkezyeniköy ile Derbent köyü yakınlarındaki türbede Köse Kalfa olarak bilinen şahsın, 1915 tarihinde Harmancık Nahiye Müdürü Esat Bey’in yaptığı araştırmaya göre Köse Hasan Dede olduğu belirlenmiştir. Nitekim 1870 yılına ait Osmanlıca haritada burada Köse Halife Tekkesi” nin varlığı görülmektedir.Aynı şekilde “Derviş Pınarı”,”Hasan Dayı” mevkileri de Köse Kalfa türbesi civarındadır.Bu yer adları da Tekke ile ilgili olabilir.
1870 tarihli bu Osmanlıca haritada Tavşanlı Merkezyeniköy yakınlarında bugünkü Köse Kalfa türbesinin olduğu yerde “ Köse Halife Tekkesi “ yazmaktadır.Bu harita,burada vaktiyle var olan bir tekkenin varlığını ortaya koyar. Zira Osmanlıca salnamelerde,Şemseddin Sami’nin Kamusu’l-Âlam’ında, Tavşanlı ve köylerinde 15 adet tekke gözükmektedir.Yaptığımız araştırmaya göre 15 adet tekke arasında bu Köse Halife Tekkesi de vardır.
Merkezyeniköy ve Derbent köylüleri ve çevre halk Köse Dede’yi keramet sahibi bir zat olarak görürler.Her köyde bulunan dede- evliya yatırlarına yapılan uygulama gibi bu dedeye de vaktiyle hayır hasenat yapılırmış.Ayrıca yöre halkı da Mihal ismini hiç bilmezler.Sadece Köse Dede-Köse Kalfa olarak tanımlarlar.Eğer burada yatan zat Köse Mihal olsaydı yöre halkı Mihal ismini tahrif etmez ve bu isim insanların aklında kalarak günümüze kadar ulaşırdı.
Kalfa,Halife demektir.Halife,şeyhin yerine geçen mürid demektir.Şeyh belli bir bölgedeki müridlerine bakma,onları terbiye etme ve kendisi ile onlar arasındaki irtibatı sağlama işi ile görevlendirirse ona halife denir. Halife,şeyh makamına gelmiş,fakat seccade sahibi olmayan kimseye Ahi denir.Bunlara teşkilat içinde “halife” de denilir.
Şayet bu zat Köse Mihal olsaydı neden mezarı Harmancık’ta değil de Tavşanlı’ya 14 km.mesafedeki Merkezyeniköy yakınındaki bir tepede yolun kenarındadır?.Bir yol kenarına bir tepenin üstüne neden gömülmüştür?.En azından Bursa-Harmancık’ta kendi mülk sahasında gömülmesi gerekmez mi?.Veya Osmanlı’ya uzun yıllar hizmet etmiş bir devlet büyüğü neden ( çevresinde bir yerleşim yeri ve bir mezar dahi olmayan ) böyle bir alana gömülsün?.Köse Mihal’in burada yattığını iddia edenler,tarihi tahrif etmekten ve halkın kafasını karıştırmaktan öteye gidememişlerdir.
Osmanlı döneminde burada bir tekke olduğu,tekke şeyhinin veya dervişinin de Harmancık Nahiye Müdürü Esat Bey’in (1915 yılında) yaptığı araştırmaya göre de KÖSE HASAN DEDE olduğu resmi bir araştırma ile tespit edilmiştir.

KÖSE MİHAL İN OĞULLARI VE TORUNLARININ ESERLERİ
Arşiv kayıtlarına göre Bilecik sınırlarındaki Harmankaya mıntıkası Köse Mihal Gazi’ye malikane olarak verilmiş ve daha sonra oğulları – torunları tarafından da mülkiyet üzere idare edilmiştir. Göl kasabasında bir zaviyesi ile bir hamamın olduğu konusunda belgeler şunlardır ; Tahrir defteri numara- 116 sayfa 64 ve 453
Köse Mihal’in torunlarından Mihal Gazi’nin Gölpazarı’nda han, hamam,ve camii inşâ ettiği görülmektedir. Buna karşılık ne Harmancıkta ne Merkezyeniköy’de,ne Derbent köyü’nde Köse Mihal- Mihal Gazi veya oğullarına ait hiçbir mülk – arazi – vakıf eseri – han – hamam- cami eseri bulunmaz.

KÖSE MİHAL İN ŞECERESİ
Ortaya konan şecerelere göre Köse Mihal’in ; Aziz, Balta, Ali gibi oğulları olduğu, Mihal Gazi ve Balta isimlerinde torunları olduğu, Mehmet, Yahşi, Aziz,Hızır, Yusuf gibi torunlarının oğulları olduğu ortaya çıkmıştır. Arşiv belgelerindeki bu isimlerin Harmankaya – Gölpazarı gibi yerlerde mülk sahibi oldukları tesbit edilmiştir.Bursa-Harmancık ve Tavşanlı-Merkezyeniköy’de bu şahıslara (Mihaloğullarına) ait mülk kayıtları bulunmamaktadır.

Sonuç olarak tarihimizi doğru öğrenmeli ve doğru öğretmeliyiz.
"

 

· Daha fazla osmanlı siyasi tarihi
· Haber gönderen mehmetipci


En çok okunan haber: osmanlı siyasi tarihi:
KÖSE MİHAL’İN MEZARI VE HARMANKAYA




Ortalama Puan: 4.95
Toplam Oy: 336


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü






 Yazdırılabilir Sayfa  Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder



Ziyaretçi İstatistikleri

Açılış Sayfası Yap

Mehmet İPÇİOĞLU tarafından hazırlanan bu site.


3 Temmuz 2001'de aramızdan ayrılan Nejat Göyünç'e İthaf Edilmiştir




Sayfa Üretimi: 0.193 Saniye