0
Makaleler | Osmanlı Tarihçileri | Osmanlı Tarih Deyimleri | Osmanlılar | Popüler Konular | Olaylar| Osmanlı Bibliyografyası | Bildiriler
Süreli Yayınlar| Arşiv Belgeleri & Rehber | Doktora Tezleri | Mücmel Osmanlı Tarihi


· Ana Sayfa
· Anketler
· Araştır
· Hesabınız
· İletişim
· Konular
· Metin Sürümü
· Tavsiye Et
· Yazı Gönder



Şu an sitede, 19 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Kayıtlı değilsiniz. Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.



Oryentalistlerin Gözüyle
31 Mart Fotoğrafları
Çeşitli Vesikalar
Osmanlı Arşivinden
Kisve Bahası Belge
Mulâj-i Ruznamçe
Gazavat-ı Murad
Ahkâm Defteri
Feth-i Estergom
ingilizce haritalar
Türkçe haritalar
Şeriyye Sicilleri
Fermanlar
Ermeni Vahşeti
Topkapı Sarayı
Surnâme-i Vehbi
Kıyâfet-nâme
Osmanlı Kilimleri
Osmanlı Nakışı
Osmanlı Vazoları
Osmanlı'da Bağdad











Ottoman History Writing



Nuruosmaniye Kütüphanesinde Bulunan Bazı Kazasker Ruznamçeleri



Europe''s Muslim Capital



Changing Perceptions of the Ottoman Empire: The Early Centuries



Christians, Jews and Muslims in the OttomanEmpire: Lessons for Contemporary Coexistence



Islamızatıon In The Balkans As An Hıstorıographıcal Problem: The Southeast-European Perspectıve



The Guilds Of Jerusalem in Ottoman Period

Kalelerden Uyvar Kalesi

cennetkusu writes "Hazırlıyan:İsmail Tosun Saral
Em. İş Bankası Müdürü
Türk-Macar Dostluk Derneği Yönetim Kurulu Üyesi
saraltosun@hotmail.com

. Uzun süren yenilgiler, iç karışıklıklardan sonra Osmanlı Türkleri Köprülüler Ailesinin önderliğinde toparlanmış, serhatlerde barış ve düzen sağlanmıştır. Bu devirde eski "Muhteşem Türk" yine geri dönmuş, dünyanın efendisi olduğunu dosta düşmana bir kere daha hatırlatmıştır. Bu devir Uyvar Kalesi'nin fethi ile doruk noktasına ulaşmıştır. Uyvar Kalesi büyük kahramanlık gösterilerek feth edilmiş kalelerden biridir. "Uyvar Önünde Türk Gibi" sözü Osmanlı Türkünün kahramanlığının, cesaretinin, ihtişamının, devlet idaresinin ifadesidir.
Bu çalışmada Uyvar Kalesi'nin fethi dolayısıyla asker şairlerimiz tarafından yazılmış tarihler ve güzel manzumeleri bulacaksınız.

UYVAR (Yeni Kale) nin 1074 senesinde Köprülü Fazıl Ahmed Paşa tarafından fethinin tarihi :
(Evliya Çelebi Seyahatnamesi)



“ Allah muin oldu fetheyledik uyvarı (1074)”

Mezâki Efendinin güftesi ile başka bir tarih : (Evliya Çelebi Seyahatnamesi)

“ Ey Mezâki dedi târihini ehl - i himmet
Sa’yi Ahmed Paşa Uyvar’ı Macar’dan aldı.”

Uyvar Kalesi içindeki Macar kilisesinin câmiiye çevrilip adına “ Dördüncü Mehmet Han Câmii” denmesinden sonra yazısı ve güftesi Nasuh Paşa Nişancıbaşısı Ömer Bey’in düştüğü tarih : (Evliya Çelebi Seyahatnamesi)

Kal’a – i istivar – ı Uyvar’ı
Aldığında vezir – i Melek – Ârâ
Cami – i hân – ı Muhammed olmağı çün
Eyledi bu kiliseyi ihyâ
Döndü hakk⠖ ki beyt – i mâmure
Oldu gûyâ ki mescid – i Aksa
Dedi târîhini anın (ömerî)
Mescid –i Ömer alettakvâ (Sene 1074)

ÜSKÜDARÎ

Uyvar Destanı

Müjde gelip Ehl – i İslâm şâd oldu /güldü
Gâzi Vezir feth eyledi Uyvar’ı
Nemçe lâin kal’asından yâd oldu
Gâzî Vezir feth eyledi Uyvar’ı

Alaylar bağlayıp, safların düzüp,
Nemçe kıralının bağrını üzüp,
Cenge ikdâm edüp, çadırın bozub,
Gâzî Vezir feth eyledi Uyvar’ı

Sarhoş olan kâfirler de ayıldı,
Cenk etmeden havf eyleyip bayıldı,
Yedi iklim dört köşeye yayıldı,
Gâzî Vezir feth eyledi Uyvar’ı.

Münâdîler âğâz edip nidâya,
Safâ bahş eyledi bâyü gedaya,
Sad-hezârân şükr olsun Hüdâya,
Gâzî Vezir feth eyledi Uyvar’ı.

Üsküdârî hamdet vâhid – i ferde
Kuluna dest-gîr olur her yerde,
Yetmiş dört tarihte, mâh- ı saferde,
Gâzî Vezir feth eyledi Uyvar’ı.


ÜSKÜDARÎ ( Üsküdarî Ahmed ) ( XVII. Yüzyıl ) (125)

Uyvar

Görünüz kudretin Perverdigârın,
Cümleden üst etti âl – i Osman’ı,
Müyesser eyleyüb fethin Uyvar’ın
Şâd – ü handan etti Muhammed Han’ı.

Koç yiğitler hebta iidi uyandı,
Cenge göğüş gerüb hakka dayandı.
Şehid düşen kızıl kana boyandı,
Mesken edindi bağı cenanı.

Ehl – i Îman bir araya geldiler,
Bir vechile fetih olmaz bi diler,
Tedbir ile toprak sürüp aldılar,
Hamdü lillah fethettiler düşmanı.

Serden geçüp hû eyleyüp girince,
Kâfirleri din aşkına kırınca,
Din düşmanı böyle cengi görünce,
Sağ kalanlar istediler amanı.

Üsküdarî der ki bağrı başının
Daim elin alır yere düşenin,
Zamanında Merd İbrahim Paşa’nın
Zannettiler tahtı Yusuf Kenan’ı.


N’İLÎ (Na’ili Kadim Divanı)

Târîh – i Feth - i Kal’a – i Uyvâr

Hıdîv – i muhterem sultân – ı âzam husrev – i ‘alem
Şehinşâh – ı ser - âmed pâdişâh – ı ma’delet - girdâr

Mücedded fatih – i kişver – gûşâ Dârâ-yı mülk - ârâ
Muhammed Hân – ı Gâzi kahramân – ı Keykubâd – âşâr

Semiyy – i fahr – ı âlem hazret – i pâşâ – ı Ahmed – nâm
Sipeh – sâlâr – ı sâhib – rüştü himmet daver – i dindâr

Kıl⠖ ı millet – i küffâr – ı bed-girdârı tahrîbe
Mübârek bir mahal’de kıldı şadr – ı ‘azamın serdâr

Otağın kurdı pşi- i kal’a – i Uyvâra şevketle
Ser – i küffâra ahker – riz olup her tüp – ı ateş-bâr

Çözüldi percem – i tuğ – i zafer bâd – ı hidayetle
Nesim – i şubh – ı nuşret oldu haşma- şarşar – ı idbâr

Kıyametler kopardı tuğlar başına küffârın
Giriftâr – ı azâb – ı dûzah oldı ölmedin çâsâr

Kuruldı haymeler sermâda ol sahrâya reng- a r’eng
K’eder nahş – ı derûnı nevbahârun lutfını izhâr
Siyeh bayrakları gör kim otağın almış etrâfun
Şitâda lâlezâr olmak ‘acebdür dâmen – i hûhsâr

Kabul oldu du’âsı pâdişâh – ı mülk – i islâmûn
Alındı böyle bir hışn – ı metin mahzül olup küffâr

Görüp mesrûr dünyâyı dedüm ey Nâ’ili târih
Tonandı sü-be-sü âlem alındı kahr ile Uyvar. (1074)


KEŞFÎ (XVII. Yüzyıl şairi) (M.Fuat Köprülü,Türk Saz Şairleri cild 2,3,

KOŞMA
(Uyvar Kalesinin Fethi Dolayısıyla)

Bihamdillah hayır haberler geldi,
Şâdümanlık serdi cümle cihâna,
Ummet – i Muhammed şâd olup güldü,
Sürür hâsıl oldu işiden câna.

Din uğruna fedâ eyleyüb seri,
Rüstemâne cenge durdu her biri,
Şükür Hakk’a dîn- i islâm askeri,
Mikdârını bildirdiler düşmana.

Gâzîler küffâra mukabil olub,
Tekbirler eyleyüb düşmama salub,
Taburların bozub Kal’asın alub,
Velvele saldılar Frengistân’a.

Hüdâya sığınıb karşı durunce,
Kal’aya balyemez topu urunca,
Kimin esir edib kimin kırınca,
Halâs olan gelüb çıktı amâna.

Keşfî der ki hele düşman bozuldu,
Nemçe kıralının bağrı ezildi,
Feth – i fütâh olub nâme yazıldı,
Müjde gelüb Sultan Mehemmed Hân’a.


- Aruzla yazılmış anonim bir divan şiiri-

Uyvar Kalesinin Fethi (24.9.1663)


Hamdilillah kâinattan hasıl oldu kârımız
Yüzümüz hâk niyazı saldı cümle varımız
Ciğerin çâh etti küffârın, şükür hünkârımız
Hamilillah feth-olundu kal’a – i Uyvar’ımız

Tondan tona atuptur kal’anın her bir taşın
Asker – i küffar görünce aktı gözünün yaşın
İnşalllah Kızıl Elma’da çekeriz atın başın
Hamilillah feth- olundu kal’a – ı Uyvar.

Âl – i Osman harbidir kâfirleri eden yaman
Yedi kıral heybetinden titreşürler her zaman
Cümlenin her biri Macar’ı çün dedi : “ Şahım Aman “
Hamdilillah feth-olundu kal’a – i Uyvar.

Gaziler sağ ile sola cûst – ü cû eyler hemin
Düşmenin derya gibi akıtalar kanlı selin
Muştularla şâd oldu ser- be-ser rû-yi zemin
Hamdilillah feth-olundu kal’a – i Uyvar.

Çok şükür Bâr – i Hüdâ’ya böyle gün gördük hele
Allah Allah nârası koptu kamu dilden dile
Bin yetmiş dört tarihinde girdi çün ele
Hamdilillah feth-olundu kal’a – i Uyvar.

GEVHERÎ ( XVII. Yüzyıl şairi)

KOŞMA

(Uyvar önünde şehid düşen Eğrili Ahmed Ağa için söylenmiştir. Eğrili Ahmed Ağa Eğri Kalesinin Sol Kol Ağası ve Alay Beyi olup Gevherî’nin büyük babasıdır.

Gâzîlerin ser – efrâzı ağası,
Vasfını söyleyen diller ağlasun.
Bunca guzat ile o kahramanın,
Gazâya eştiği yollar ağlasun.

Gazâ mişesinin böbr – ü – pelengi,
Fisebilillah’dı gazâsı, cengi,
Kaplan postu ile altun çelengi,
Bile takındığı teller ağlasun.

Nam – ı Hakkı dilden tekrar eyleyen,
Secâat gevherin ızhâr eyleyen,
Gece gündüz ana timar eyleten,
Yarasını saran eller ağlasun.

Din uğruna daim giderdi yola,
Ettiği gazâlar gelir mi dik,
Hısım akrabası kardeşi bile,
Hizmetinde olan kullar ağlasun.

Gevherî sırrına sırdaş olanlar,
Serhadlerde ana pâdaş olanlar,
Gazâda kendüye yoldaş olanlar,
Döküp gözlerinden kanlar ağlasun.


Uyvar Kalesi ile ilgili olarak MEHMET HALİFE ’nin “TÂRİH – İ GILMANΔ isimli kitabında bulunan beyitler :

Kale komutanı Gargaş’ın (Kont Forgacs/Fergaç) “kırk yıldan beri bu serhadlerde, benim olan bu topraklarda, ancak, İsfendiyar (usta binici) benim” şeklindeki sözlerine verdiği cevap :

“ Urup lâfı Diyar – ı Engürüs’ün Merzibânı,
Neler ettiğimi Türk bileyidi.
Sinânumun olaydı ger zebânı”

Uyvar Önünde ordugâh kuran askerlerimizle ilgili olarak :

“ Dürlü dürlü ezhar ile dolmuş,
Mızraklardan güya ki dağ olmuş,
Çadır altında kalıp taht – ı zemin,
Oldu sahra pür dıraht – ı yasemin.”

Kuşatma başlayınca :

“ Seherden çin sabahtan her gün uğraştı akşama dek
Pür seda olmuştu âlem Rûmdan ta Şame dek”


Son hücümla ilgili olarak :

“ Kalenin oyup yürürler altını,
Bîh – i sahtın kal’ederler âkıbet.
Beylerim arkasından izzetin,
Hil’atini hal’ederler âkıbet.”


Not: "

 

· Daha fazla osmanlı şehirleri
· Haber gönderen mehmetipci


En çok okunan haber: osmanlı şehirleri:
Kalelerden Estergon Kalesi




Ortalama Puan: 3.31
Toplam Oy: 16


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü






 Yazdırılabilir Sayfa  Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder



Ziyaretçi İstatistikleri

Açılış Sayfası Yap

Mehmet İPÇİOĞLU tarafından hazırlanan bu site.


3 Temmuz 2001'de aramızdan ayrılan Nejat Göyünç'e İthaf Edilmiştir




Sayfa Üretimi: 0.212 Saniye