0
Makaleler | Osmanlı Tarihçileri | Osmanlı Tarih Deyimleri | Osmanlılar | Popüler Konular | Olaylar| Osmanlı Bibliyografyası | Bildiriler
Süreli Yayınlar| Arşiv Belgeleri & Rehber | Doktora Tezleri | Mücmel Osmanlı Tarihi


· Ana Sayfa
· Anketler
· Araştır
· Hesabınız
· İletişim
· Konular
· Metin Sürümü
· Tavsiye Et
· Yazı Gönder



Şu an sitede, 35 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Kayıtlı değilsiniz. Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.



Oryentalistlerin Gözüyle
31 Mart Fotoğrafları
Çeşitli Vesikalar
Osmanlı Arşivinden
Kisve Bahası Belge
Mulâj-i Ruznamçe
Gazavat-ı Murad
Ahkâm Defteri
Feth-i Estergom
ingilizce haritalar
Türkçe haritalar
Şeriyye Sicilleri
Fermanlar
Ermeni Vahşeti
Topkapı Sarayı
Surnâme-i Vehbi
Kıyâfet-nâme
Osmanlı Kilimleri
Osmanlı Nakışı
Osmanlı Vazoları
Osmanlı'da Bağdad











Ottoman History Writing



Nuruosmaniye Kütüphanesinde Bulunan Bazı Kazasker Ruznamçeleri



Europe''s Muslim Capital



Changing Perceptions of the Ottoman Empire: The Early Centuries



Christians, Jews and Muslims in the OttomanEmpire: Lessons for Contemporary Coexistence



Islamızatıon In The Balkans As An Hıstorıographıcal Problem: The Southeast-European Perspectıve



The Guilds Of Jerusalem in Ottoman Period

 
  VARNA MEYDAN SAVAŞI


Çelebi Sultan Mehmed Han ile tekrar dalgalanmaya başlayan Osmanlı bayrağı özellikle Sultan II. Murad zamanında Belgrat önlerine kadar gelmişti. Sultan II. Murad, özellikle Anadolu’da işleri yoluna koyup imar faaliyetlerine giriştiği bir sırada şehzade Alaaddin Çelebi’nin vefat etmesi üzerine son derece üzüldü ve devlet işlerini on iki yaşındaki oğlu Sultan Mehmet’e bırakarak Manisa’ya çekildi.

İşte bu gelişmeler Macar kralı Ladislas içi bir vesile oldu. Ona Osmanlı’daki bu gelişmeleri Karamanoğlu İbrahim Bey bildirdi. Bunun üzerine derhal Osmanlılarla yaptığı antlaşmayı bozan Ladislas, savaş hazırlıklarına başladı. Kurabileceği en güçlü orduyu kurmak için kolları sıvayan Ladislas, ilk etapta 11.000-12.000 kadar bir kuvvet toplayarak Segedin’e geldi. Bu ordunun üçte biri Macar, geri kalanın yarısı Polonya ve yarısı da diğer milletlerdendi. Daha sonra Orsava’ya gelen orduya burada Jan Hunyad kumandasında 4.000 kişi daha katıldı. Ordu buradan sonra da Rasova şehrine ulaştı. Buraya ulaşana kadar askeri nizamlara aykırı birçok harekette bulunan ordu pek çok şehri yağmaladı. Ardından Niğbolu önlerine gelen orduya burada da 4.000 kişilik bir ordu katıldı. Yine bu sırada Niğbolu kalesinin muhafızı, Osmanlı komutalarından Firuz Beyzade Mehmed Bey idi. Özellikle yeterli kuşatma aleti bulunmayan müttefikle ordusu şehri ele geçirmek istemesine rağmen küçük hücumlar yapmak zorunda kaldılar. Böylece bir çok telefat verdiler. Ardından sırasıyla Şumnu ve Petriç şehirlerine ulaşan Haçlı ordusu nihayet Kasım ayının dokuzuncu günü Varna şehrine girdi.

Müttefikler ordusunun saldırı hazırlıkları yaptığını haber alan Osmanlılar ise derhal bir harp meclisi topladılar. Bu mecliste Sultan Murad’a mektup yazılmasına karar verildi. Bu mektupta Sultan Murad’a derhal tahtına çıkmasının gerekliliğinden bildirilmişti. Sultan Murad ise mektupa şöyle cevap veriyordu; “Oğlumuz Sultan Mehmed’e hilafet makamını ve saltanat tahtını devretmekten maksadımız, bundan böyle istirahat etmekten ibarettir. Padişahlık kendine lazımsa din ve devleti korusun!”

Bunun üzerine Sultan Mehmed ikinci bir mektup yazarak şöyle dedi; “Cihan sultanlığı kendisine ait ise, tahtının başına gelip düşmana ders vermesi farzdır. Yok padişah biz isek verilen emre uymak üzerlerine elzemdir!”

Bunun üzerine derhal harekete geçen Sultan Murad topladığı 40.000 kişilik ordusu ile Edirne’ye hareket etti ve Rumeli’ye geçti. Süratli bir emirle ordu savaş meydanına yani düşmanın daha önceden geldiği Varna önlerine geldi. Bu sırada Osmanlı ordusu yaklaşık 100.000 kişiyi bulmaktaydı ve savaş düzeni tıpkı Niğbolu Savaşı’ndaki düzene benzemekteydi.

Savaşın başlamasıyla iki orduda birbirlerine şiddetli hücumlarda bulundular. Bir ara müttefikler ordusu üst üste birkaç başarı kazandı. Bu arada Macar kralı Ladislas da savaşın kesin sonucunu kendisi belirlemek için 500seçkin askeriyle yeniçerilere doğru ilerlemeye başladı. Bir anda bu kuvvetin etrafını saran Yeniçeriler birçok düşmanı öldürdüler. Ayrıca Koca Hızır adında bir yeniçeri Macar kralı Ladislas’ın kellesini keserek padişaha getirdi. Kesik kelleyi bir mızrağa taktıran padişah onu tepeye astırdı. Bunu gören birçok düşman askeri de kaçmaya başladılar. Böylece Osmanlılar yeni bir zafer kazanmış oldular.

Müttefikler ordusu bu savaşta Tuna’da boğulanlardan hariç 10.000 ile 12.000 arasında telefat verdiler. Yapılması gereken hazırlıkları savaştan önce çok kısa bir zamanda yapan Osmanlı ordusu bu zaferle askeri dehasını bir kez daha kanıtlamıştır. Nitekim bu zaferin kazanılmasında en önemli konulardan biri de meydan savaşında eksik kuvvetlerin mücadele etmesine rağmen kale kuşatmalarını fazla askerden oluşan kuvvetlerin sonuçlandırmasıdır.






[ Geri Dön ]

Olaylar

Copyright © Gönderen: Osmanlı Araştırmaları - (1701 okuma)

 
 

Encyclopedia ©

Ziyaretçi İstatistikleri

Açılış Sayfası Yap

Mehmet İPÇİOĞLU tarafından hazırlanan bu site.


3 Temmuz 2001'de aramızdan ayrılan Nejat Göyünç'e İthaf Edilmiştir




Sayfa Üretimi: 0.212 Saniye